Haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Haber etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Temmuz 2008 Salı

İyi Tatiller

Yaz geldi, yıllık izinler başladı. Bazen işler o denli üst üste geliyor ki tatile çıkmak öncelik olmaktan çıkıyor. Ancak lütfen ne olursa olsun iş, sonra nasılsa bir ara tatile de çıkarız diyen işkoliklerden olmayın. Siz yokken de pekâlâ işler yürür… Sadece iki haftalık tatile çıktılar diye hiçbir patronun şirketi batmamış, hiçbir yöneticinin departmanında işler altüst olmamıştır.

Tatile çıkmadan önce neler yapmak lâzım?

Öncelikle takip edilmesi zorunlu işleri delege etmek lâzım. İşlerin takibi için size yardım edecek kişiye tüm detayları anlatmak, alternatif çözümleri paylaşmak tekne turunda size ulaşacak olan telefonları azaltır. Gerekli olabilecek kişilerin isimleri, irtibat bilgileri, o işle ilgili önceki yazışmaları da yerinize bakacak kişiyle paylaşabilirsiniz.

Tatilde olacağınız süre içerisinde sizi araması olası müşteri, iş arkadaşı kitlesini durumdan haberdar etmek lâzım. Size ulaşmalarını tercih ettiğiniz saat dilimlerini ya da yerinize bakacak kişiyi e-mail ya da telefonla bildirmeniz iyi olacaktır. Şirket santraline bakan personelin böyle durumlarda kilit bir rol oynadığını unutmayın, kendisini de durumdan mutlaka bilgilendirin.

Mümkünse aranmadan kendine vazife çıkarıp ofisi aramamak lazım. Unutmayın önünüzde aralıksız çalışabileceğiniz, her işi kontrol edebileceğini elli hafta olacak. Bırakın başları sıkışınca iş arkadaşlarınız ya da astlarınız sizi arasın.

Eğer özelikle satış – pazarlama işiyle uğraşıyorsanız tatile çıkarken de yanınıza kartvizit almanı işe yarayabilir. Yeni potansiyel müşterilerin ne zaman karşınıza çıkacağı belli olmaz…

İyi tatiller!

8 Temmuz 2008 Salı

Bir Film: Ressources Humaines

Ressources Humaines (İnsan Kaynakları) 1999 yapımı bir film. Yanılmıyorsam birkaç sene önce CNBC-E tarafından yayınlanmıştı. Filmin iki senaristinin isimleri Laurent Centet ve Gillet Marchand. Laurent Centet aynı zamanda filmin yönetmeni.

İş dünyasının sosyal yanına ilişkin sorun ve tartışmaların hiç eksik olmadığı Fransa'da geçen filmin konusu şöyle; Frank işletme okuyup ailesinin yanına döner. Babasının otuz yıldır çalıştığı fabrikada kendisine iş bulur. İnsan kaynakları alanında farklı ve yenilikçi çalışmaların içerisine girer. Ancak yaptığı çalışmaların sonuçları yönetim tarafından çarpıtılır. BU nedenle bazen yönetm bazense işçilerle karşı karşıya gelir. Ancak en kötüsü, iş yerini evi belleyen babası ile karşıt uçlara savrulduğunda olur...

Meslektaşların izlemesi gereken bir film.

İnsan Kaynakları'nda Ezber Bozmak

Son genel seçimler sonrası ‘ezber bozmak’ deyimi gündelik dilimize bile yerleşti. O kadar ki aslında mevcutta sürekli tekrarlanarak söylenegelenden farklı bir şeyler konuşmak anlamına gelen bu deyimin kendisi bir ‘ezber’ oldu. Eleştirdiği sisteme entegre oldu bir anlamda.

İnsan Kaynakları da uygulama ve literatürlerini genellikle yurtdışından alan, ezberden söylencelerin bol olduğu bir alan. Gelin beraber İK’da ezber bozmaya çalışalım. Alıştığımız, doğruluğundan şüphe etmediğimiz konulara bakalım. Ezberlerimize bakalım.

* Şirket içinden terfi eden personelin şirkete bağlılığı daha fazla olur.
* Serbest giyim çalışanların motivasyonunu artıran bir unsurdur.
* Çalışanlar eğitime katılmaya gönüllüdür.
* Büyük şirketlerde kariyer olanakları daha fazladır.
* İnsanlar severek çalışırlarsa daha başarılı olurlar.
* Unvan önemli değildir, önemli olan verimli bir şekilde çalışmaktır.
* Para değil huzur arayan çalışanlar daha fazladır.
* Ekip çalışması olmayan yerde başarı olmaz.
* İşyerinde saygı önemlidir, çalışanlar birbirlerini sevmese de saygı duymak zorundadır. Sevgi olmazsa olmaz değildir.
* Çok iş değiştirmek istikrarsızlık göstergesidir.


Sizin rastladığınız ezberler neler?

2 Temmuz 2008 Çarşamba

İnsan Kaynakları Meslek Yüksek Okulu

Sektördeki İK konulu sertifika, yüksek lisans programı olduğunu biliyoruz. Ancak mesleğimizle ilgili bir ön lisans programı olduğunu tesadüfen öğrendim.
Kocaeli Üniversitesi Gebze Meslek Yüksekokulu'nda İnsan Kaynakları Yönetimi ön lisans programı mevcut, yukarıdaki linkten detay bilgilere ulaşılabilir.

Sektördeki ilgili kuruluşlarla (PERYÖN vb.) desteklenecek, işbirliği yapılacak bu programın daha da faydalı olacağını düşünüyorum. Reklam sektöründe, Reklamcılık Vakfı'nın her sene açtığı sertifika programı örneğinde olduğu gibi sektör ile İK mesleğine adım atmak isteyenler buluşturulabilir.


27 Haziran 2008 Cuma

İş Beğenmeyen İşsizler Ordusu


Mülakata çağrılan bir adayın görüşmeye mazeretsiz ve habersiz gelmemesi en sinir bozucu şeylerden biridir. Sadece programını o adaya göre ayarlayan İK'cı ya da görüşmeyi yapacak kişi için değil. Aynı saatte görüşmeye gelebilecek bir başka aday için de kaybolan bir fırsattır.

Aynı şekilde bir pozisyona başvurup, görüşmeye gelen ancak o pozisyonun temel görevlerini bilmeyen, hatta kendisi için bundan sonrası düşünmemiş kişiler de zaman kaybıdır. Üstüne üstlük önüne gelişime açık bir pozisyon koyduğunuz yeni mezunların iş beğenmeme ama bunun yerine evde oturma ikamesini kabul etme durumu var ki yazık kere yazık. Ailelerine, kendilerine hepsinden önemlisi ülkeye yazık.


Bir de diğer yanda temizlik görevlisi olarak işe başlayacak iki çocuk babası bir adamın işe giriş için gerekli evrakları tamamlayacak parasını söylediğinde yüzleştiğiniz bir gerçek var.


Ülkemizdeki işsizlik büyük problem. Mart 2008 verilerine göre, işsizlik geçen yılın aynı dönemine göre 95 bin kişi artmış. Yani 95 bin kişi işsizler ordusuna katılmış. Elbette yukarıdaki tanıma bu insanların tamamı girmiyor. Ama acaba yüzde kaçı iş beğenmediği, kendisi niteliklerini doğru konumlandırmadığı ya da önüne gelen fırsatları değerlendirmek için harekete geçmediği için işsiz.

Müdürlük, yöneticilik bekleyen bunca üniversite mezununa rağmen ara kademede istenilen personelin bulunamaması biraz ipuçları vermiyor mu? Ya da tam tersi düşünceyle, en basit işlerde dahi yüksek okul mezuniyeti aranması biraz da bu işsizliğin körüklediği bir durum değil mi? İşsiz olduğu için sevmediği / beğenmediği işlerde kimse çalışmasın, hak ettiğinin altında bir ücreti ya da çalışma şartlarını kabul etmesin.

Ancak özellikle yeni mezunlarda görülen 'iş beğenmeme' durumu için de ülke insanı olarak çözüm üretmeliyiz. Üniversiteye yönlendirdiğimiz genç işgücünü doğru işleyen, ara kademe personel bulup istihdamı kolaylaştırıcı etki yapabilecek 'gerçek' meslek liselerine çekmemiz ilk adım olabilir.



24 Haziran 2008 Salı

PERYÖN | Tanıtım


Bilgiler www.peryon.org.tr web sayfasından alınmıştır.


PERYÖN (Türkiye Personel Yönetimi Derneği), Türkiye’de İnsan Yönetimi anlayışının yaygınlaştırılması ve gelişimine liderlik eden ve bu konuda ülkemizde otorite olmanın yanı sıra, dünyadaki ekonomik, sosyal ve hukuksal gelişime paralel, çağdaş, etkin ve saygın sivil toplum örgütüdür. PERYÖN 1971 yılından bu yana İnsan Yönetimi ile ilgili profesyonellerin gereksinimlerine hizmet etmektedir. Türkiye'de insan yönetimi alanında kurulmuş ilk sivil toplum kuruluşu olan PERYÖN’ün, İstanbul Dernek Merkezi’ne bağlı Trakya, Güney Marmara, Ege, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri bulunmaktadır. Bugün 2500 kişiye yaklaşan üye yapısıyla, kamu ve iş dünyası ile bilgi paylaşımını sağlayacak profesyonel ilişkiler kurmakta ve insan yönetiminin gelişimi ve koordinasyonu yönünde çalışmaktadır. Tüm yöneticiler, her kademede çalışanlar, akademisyenler ve üniversite öğrencileri PERYÖN’e üye olabilmektedir.


PERYÖN kuruluşundan bu yana:


• Kişisel ve mesleki gelişim adına güncel konularda çeşitli seminerler ve paneller düzenlemekte,

• Derneğin yayın organı olan Popüler Yönetim PY Dergisi’ni 2 ayda bir yayınlayarak üyelerine göndermekte,

• Her yıl düzenlediği İnsan Yönetimi Kongreleri ile yönetim alanında gündem yaratan etkinliklere imza atmaktadır.


PERYÖN İnsan Kaynakları alanında çalışanlardan tüm yöneticilere,genel müdürlerden yönetim kurulu üyelerine, üniversite öğrencilerinden akademisyenlere ve danışmanlara kadar insan yönetimi ile ilgili tüm profesyonelleri kapsayan üye profili ile iş hayatını en geniş anlamda temsil etmektedir. Üyelerinin büyük bölümü orta ve üst düzey yöneticilerden oluşmaktadır. PERYÖN, 1979’da Venedik’te gerçekleştirilen 9. Avrupa Personel Yönetimi Kongresi’nde, Avrupa Personel Yönetimi Derneği’ne (EAPM) üye kabul edilmiştir. 1991’de EAPM kongresine ev sahipliği yaparak ve 1991-1993 döneminde EAPM Yönetim Kurulu Başkanlığını başarıyla yürütmüştür. Bünyesinde Amerika, Avrupa ve Asya-Pasifik ülkelerinin çatı örgütlerini bir araya getiren Dünya Personel Yönetimi Federasyonu’nun (WFPMA) da üyeleri arasında yer almaktadır. PERYÖN ve çalışmaları hakkında daha detaylı bilgi için;

PERYÖN Dernek Merkezi:


Adres: Atatürk Cad. NO:82/A Sıtkı Bey Plaza Kat:1 D: 9 34736 Kozyatağı/İstanbulTel: (216) 368 00 79 (PBX)Fax: (216) 368 13 19

PERYÖN Yaza Merhaba Diyor

Peryön üyelerine %30 indirim sağlanacak olan 'Yaza Merhaba' partisi 3 Temmuz Perşembe günü 19:00-21:30 saatleri arasında Galatasaray Adası'nda (Suada) yapılacak.

Tuzla'daki İşçi Ölümleri

İnsan Kaynakları, salt özgeçmişler ya da performans formları üzerinden işletilen, şık hanımlarla beylerin gelişmeye açık nokları belirleyeme odaklandıkları, başarılı çalışanlara verilecek ödüller için sistemlerin konuşulduğu bir alan değildir. Olmamalıdır.

Ülkemiz gibi, insan hayatının ucuz olduğu, insana verilen değerin yerlerde süründüğü birçok az gelişmiş / gelişmekte olan ülkede olduğu gibi, başka ve daha mühim konular da vardır. İşçi sağlığı ve güvenliği bu tip konuların başında gelir. Her ne kadar bu konuyla ilgili yasa ve yönetmeliklerin dahi kağıt üzerinde kaldığını bilsem de bugünkü konu daha 'hayati': Tuzla Tersanesi'ndeki işçi ölümleri.

Yazılı ve görsel medyadan takip etmişsinizdir. Tuzla tersanesinde insanlar ölüyor, nedeni niçini nasılı bilinmeden. Daha kaç tanesini öleceğini ise kestiremiyoruz bile. İnsanlar sabah evlerinden tersaneye giderken arkada kendileri için merak ve endişe ile çarpan kalpler bırakıp yola çıkıyorlar.

Bunu insan kaynakları alanında çalışan tüm insanlar tartışmalıydı oysa.

Bu ölümlere sessiz kalmayanlardan, duyarlı insanların çektikleri bir belgesel var: 4857. Evet iş yasasının ismini vermişler belgesellerine. Detayları http://4857-belgesel.blogspot.com/ web sayfasından alabilirsiniz. Tanıtıcı bir yazıyı aşağıya yapıştırıyorum.


Tuzla Mezarlığı, Tersaneler Bölgesi’ni kuşbakışı görür.
Mezarlığın olduğu tepeden aşağı doğru inmeye başlayın. İşte solda geniş askeriye arazisi. Yemyeşil ve insandan arındırılmış. Sonra bıçakla kesilmişçesine betonarme apartmanlar başlar. Tuzla Havzası’nda çalışan işçilerin evleri, sabah yediden itibaren “dışarıda”, tersanelerde, deri sanayide, yan sanayide çalışanlar tarafından boşaltılır. Aile evlerinin arasına, ailelerin özlemi ve yataklarla doldurulmuş bekar odaları karışır. Tepe aşağı devam edin, geminin ufacık parçalarını üreten atölyeler, E5 İçmeler Köprüsü’nün dinmeyen gürültüsü, dört yol ağzındaki hiç boşalmayan amele pazarı, banliyö treninin sesi. İçmeler İstasyonu’nu geçin, işte neredeyse Türkiye’nin bütün tersaneleriyle bezeli
Aydınlı Koyu. Kırksekiz ayrı kapıdan her gün geçen işçiler, yüz insan boyu vinçler, saçlar, onları birleştiren hız ve terdir. Tersanelerin zaman birimi yere düşen izmarit, endişesi ölüm ve geçim, umudu ve derdi, hepimizin umudu ve derdidir. Tuzla Mezarlığı, Tersaneler Bölgesi’nin kuşbakışı görür.

23 Haziran 2008 Pazartesi

KPSS Sonuçları Açıklandı

Merakla beklenen KPSS/3 yerleştirme sonuçları açıklandı. ÖSYM'nin sitesine girmeniz sınav sonuçlarını öğrenmek için yeterli: